Düzenli beslenerek zayıflayın

Dengeli beslenme tüm yaşantınızı etkileyebilir. Gündelik yaşamınızda beslenmenize dikkat ederek bir çok rahatsızlığın önüne geçeceğiniz gibi daha da sağlıklı ve kaliteli bir hayat yaşamanız mümkün.

Kültürümüzde ki yemekler kilo almaya, kolesterol, tansiyon gibi rahatsızlıklara davetiye çıkarıyor. Tuz ve yağ içeriği yüksek besilnler tuzlu peynirler, sucuk, pastırma, aşırı tuzlu zeytin gibi kahvaltılık besinler tansiyon dengesini uzun sürede bozabileceği gibi fazla tuz tüketimi böbrek sağlığı için zararlıdır. Ayrıca yemeklerinize de pişme aşamasında fazla tuz kullanmamak, zamanla tuz miktarını azar azar eksiltmek aile sağlığına faydalı olcaktır.

Beyaz undan yapılan yiyecekler insanı çabuk acıktırır. Ayrıca karbonhidrat oranı yüksektir ve kilo alımını hızlandırır. Bunun için kepekli undan yapılmış ekmek tüketimi tüm uzmanlar tarafından tavsiye ediliyor. Bunun sebebi ise kepekli undan yapılan ekmeğin içerdiği kepek midede daha zor öğütülür. Ayrıca bu ekmek bağırsakların da çalışmasını sağlar.

Pilav alışkanlığımızda şeker, kolesterol açısından oldukça zararlı ayrıca kilo almanızı da kolaylaştırır. Beyaz pirinç yerine bulgur pilavı tüketmek hem daha besleyici hem de daha sağlıklıdır.

Akşam yemeklerinde kızartmalar ve yağlı yemekleri tercih etmemek gereklidir. Özellikle kızartmadan uzak durmanız faydlı olacktır. Bunun sebebi ise kızarmış yağın yakılmasının daha zor olması ve kiloya dönüşmesinin daha kolay olmasıdır. Ayrıca kolesterol oranınızı da yükseltir.

Şerbetli tatlılar her ne kadar leziz olsa dahi bunlar yerine sütlü tatlılar ve meyve tercih etmek gerekli. Küçük porsiyonlar halinde az miktarlarda tüketilmesi halinde bunlar vücudun ihtiyacını karşılayacaktır. Aksi halde yüksek şekere, kilo alımına sebep olur.

Badem, fındık, ceviz gibi vücuda birbirinden faydalı yağ asitleri sağlayan gıdaları gün içinde atıştırmalık olarak az miktarlarda tüketmek gerekiyor. Günde 1 avuç olarak bu besinlerden tüketmek hem tok tutacaktır hem de konsantrasyon bozukluğu gibi sorunların önlenmesine yardımcı olur. Dikkat edilecek husus ise bu besinlerin kavrulmamış olanlarını tercih etmek.

Son olarak çay ve kahve alışkanlıklarımız esasında bize pek bir fayda sağlamıyor. Bunlar yerine ıhlamur, adaçayı, rezene çayı, anason çayı içmeniz vücudunuzun rahatlamasını, mide ve bağırsakların daha düzenli çalışmasını sağlayacaktır.

Zayıflama İlaçlarıyla Sağlığınızdan Olmayın

Kilo vermek uğruna içilen ilaçlar doktor kontrolünde alınmadığı takdirde. Kullanılan ilaçlar ve tüketilen besinler tehlikeli etkileşimler gösterebilir. Türk eczacıları birliği obeziteyle mücadele konunun uzmanı hekim tarafından tavsiye edilmemiş ve eczaneden alınmamış zayıflama haplarına itibar edilmemesi gerektiğini. Bu tip ilaçların ölüme kadar giden sonuçları olduğunu belirttiler. Ölüm nedenlerinde sigaradan sonra ikinci sırada yer alan obezitenin ömrü ortalama 10 yıl kısalttığı belirtilen açıklamada kalp krizinden kansere diyabete kadar bir çok hastalığa neden olan obezitenin nüfusun %25lik kısmında görüldüğünü beliritti.

Zayıflatıcı ilaçlar doktor kontrolünde kullanılmadığı takdirde kullanılan diğer ilaçlar veya alınan besinlerle bir etkileşim içine girerek hayati tehlikeye sebep olabilecek şekilde yan etkiler ortaya çıkartabilir. İçerdikleri maddeler sağlık bakanlığından onaylanmamış, bu nedenle tam bilinemeyen ve öngörülemeyecek metabolik ve psikolojik bozukluklara yol açabilecek özellikte aktarlarda satılan hap ve zayıflama çayı diye tabir edilen bu karışımların asla satın alınmaması gerekiyor.

Sağlıklı bir yaz geçirmenin püf noktaları

YAZIN gelmesiyle bazı hastalıkların çoğaldığı herkes tarafından bilinen bir şey. Fakat bunlardan nasıl korunabiliriz bu önemli bir konu. Sağlıklı besin ve su tüketilmelidir. Bu da temiz bol su içilmesi, taze meyve ve sebze yenmesi, işlem görmüş yiyecek tüketilmemesi, açıkta satılan yiyecek alınmaması demektir. Düzenli egzersiz yapılmalıdır. Bağışıklık sistemi iyi olan vücutta toksinlerin atılması daha kolay olur. Temiz olduğu belgelenebilen havuz ve denizde yüzülmelidir. Sıcaklarda bol, rahat, pamuklu giysiler giyilmelidir.

Sıcaklar Kalp Sağlığını Etkiliyor

Henüz bahar yeni gelmiş olmasına rağmen yaz aylarına yaklaştığımız için bu yazıyı paylaşmayı uygun buldum…

HAVA sıcaklıklarının artması ile birlikte kalp ve tansiyon ile ilgili şikayetler de artış gösteriyor. Memorial Hastanesi’nden Kalp ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, kalp hastalarının iki çeşit hastalık nedeniyle yazdan etkilendiğini belirtiyor. Bunlar dan birinin, koroner kalp, diğerinin ise kalp kapak hastaları olduğunu söyleyen Sönmez, “Kapak hastalarının yazdan etkilenme nedenleri, yüzde 90 oranında idrar söktürücü kullanmaların dan ileri geliyor. Çünkü bu hastalar vücutlarındaki fazla su ve tuzu idrar la atarlar. Ancak yazın çok terledikleri için terleme ile de tuz ve su atacaklarından özellikle tuz kayıpları aşırı miktarda olmaktadır. Bu da halsizlik, bit kinlik ve ritim bozulduğuna yol açabi lir” diyor. 0 nedenle yazın bir otomobilin nasıl karbüratör ve klima ayarlan yaptırılıyorsa, kapak hastalarının da doktorlarına danışarak idrar söktürücü ilaç dozunu gerekli miktara gelecek şekilde azaltmaları gerekiyor.

Dr. Sömez şu uyarılarda bulunuyor:
“Koroner kalp hastalarında ise kan akışkanlığı çok önemli. Bu hastalara kan sulandırıcı ilaçlar veriliyor ki, kanlarının akışkanlığının. Ancak koroner kalp hastalan yaz aylarında çok fazla terledikleri için 1-2 litrelik su kayıplarında kanları koyulaşıyor ve akışkanlığı da buna bağlı olarak azalıyor.
Bu da çok kritik olmayan bir darlıkta oluşabilecek bir pıhtının hiç beklenmeyen ve sonu ölümle sonuçlanabilen bir enfaktüse neden olabilme ihtimalini artın yor. Bu nedenle koroner kalp hastaları aşırı sıcaklardan kesinlikle kaçınmalılar, güneşin dik konumda olmadığı sabah erken ve akşamüstü saatlerinde denize girmeliler ve bol bol su içmeliler. Su, onların terlediklerinde kaybettikleri su miktarını geri kazandırıyor.” Her iki grup kalp hastası için önemli olan birkaç noktadan biri, güneş önünde kesinlikle alkol almamaları” diyen Sönmez, özellikle yüksek tansiyonu olan hastaların güneş altın da alkol almaktan kaçınmaları gerektiğini önemle belirtiyor.
Az az sık sık yiyin, ağır ve yağlı beslenmekten kaçının. Koroner hastaları günde en az iki litre ve daha çok su içmeli, ağır ve yağlı yemekler yerine günü sebze ve meyve ile geçirmeli.
Kalp kapak hastalaıı ve koroner kalp hastalan kesinlikle güneşin dik geldiği ve günün en sıcak olduğu 11.00 – 15.00 saatleri arasında hiç ortalıkta dolaşmamalı.