Doğum sonrası bayanların en büyük problemi, karın ve basen bölgelerinde oluşan çatlaklardır. Hamilelik esnasında aşırı gerilen ciltte, elastik doku kırılır. Önceleri mor, pembe renklerde olan bu çatlaklar, ilerleyen zamanlarda beyaza yakın bir renk alırlar. Böylece cilde tamamen yerleşmiş olur ve estetik anlamda görünüş bozukluğu yaratır. Çatlaklar konusunda en riskli grup, açık renkli ciltlerdir. Çatlakların oluşmasında hormonal değişiklikler, genetik yapı, daha önceki hamilelikte çaltak oluşması, aşırı kilo alma ve beslenme bozukluğu rol oynar. Çatlakları engellemek için, cildin esnek olmasına özen göstermeliyiz. Bunu masajlarla, egezersizlerle başarabiliriz. Böylece hücreler daha güçlü olur ve kolay çatlak görünümü oluşmaz. Ayrıca beslenmeye dikkat etmek de çok önemlidir. Dengeli ve protein açısından zengin beslenmek gerekir. Ancak çatlaklar oluştuktan sonra iyileşmesi zor olsa da hafifletici tedaviler mevcuttur. Profesyonel ortamlarda yapılması gereken bazı uygulamalar, özellikle yeni oluşmuş olan çatlakları son derece başarılı bir şekilde soldurabilir. Uygulanacak tedavilerde, çatlak rengine, kaç senedir var olduğuna, yüzeyin gerginliğine bakılır, tedavi süresi ve şekli belirlenir. En az 15-16 seans yapılması gereken mezoterapi, karboksiterapi, kimyasal peelingler, foto rejuvenasyon ve en az 5-6 seans yapılması gereken green peel etkin tedaviler olarak karşımıza çıkar.
Karboksiterapi uygulamada son derece basittir. Zaten vücudumuzda var olan karbondioksit gazının, minik ve ince enjektörlerle çatlak oluşmuş bölgeye verilmesi esasına dayanırr. Hiçbir yan etkisi yoktur. Karbondioksit gazı renksiz kokusuz bir gaz olup, yaşayan canlıda en son oluşan metabolik atıklardan biridir.
Vücudumuz istirahat ortamında dakikada yaklaşık 200Ml. CO2 üretmektedir. Bu miktar, fiziksel egezersiz sırasında 10 katına kadar çıkabilmektedir. Dokularda ürettiğimiz bu gazı akciğerlerimizden atmaktayız. Tıpta karbondioksit gazı kapalı ameliyat olarak da bilinen laporoskopi ameliyatlarında batın içini şişirmek için hüksek hacimlerde uygulanmaktadır.
Tedavi sonrası 4 saat süreyle banyo, yüzme ve sauna yapmamalı. Tedaviyi izleyen dönemlerde yarım saat süreyle bölgesel tramvalardan kaçınmak gerekir. Bunun dışında yaşamınızı engelleyen bir etkisi yoktur.
Emziren kadınlar, insüline bağımlı şeker hastaları, pıhtılaşma bozukluğu olanlar, ileri kalp rahatsızlığı olanlar gibi bir kaç rahatsızlık taşıyanlar bu tedaviden yararlanamaz.
RSS Feed
Posted in