Sonbahar Depresyonu ve ÇözümüEylül 27th, 2009 @ 18:55
Sonbahar depresyonu ile ilgili Ender Saraç’ın bir yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Malumunuz bayanlar son derecek hassas bünyelidirler. Bu sebepten dolayı bu tip rahatsızlıklar sık sık bizi bulur.
Öncelikle Sonbahar Depresyonu Belirtileri:
• Sabah yataktan yorgun, dinlenmemiş kalkma ve güne isteksiz başlama
• Sık sık hastalanma, bağışıklık sisteminde zayıf ama
• İştah dengesizlikleri (aşırı artmış bir iştah veya tersine yemek yemeye karşı isteksizlik)
• Kilo alımı veya aşırı zayıflama
• Uyku kalitesinde bozukluk, gündüz uyuma isteği ama akşam yatınca kısa sürede uyanma ve derin dinlenmiş olarak uyanamama
• Öncelikle intihar riski, düşüncesi olan veya bulgulann ileri olduğu durumlar varsa mutlaka bir psikiyatri uzmanına başvurulmalıdır.
Yorgunluğun, halsizliğin ve ağrıların eşlik ettiği durumlarda mutlaka bir hekime başvurarak muayene ve kan tahlili yaptırmak gerekli olabilir. Eğer muayene ve tahlilleriniz normal ise o zaman mevsimsel bir durum söz konusudur ve biraz gayretle bu sıkıntılı ruh halini rahatlıkla aşabilirsiniz. Bu dönemde kullanacağınız bitkisel ilaçlar, çaylar, baharatlar, egzersiz programı ve olumlu düşünce teknikleri size çok yardımcı olacaktır.
Kışa girmeden yapılan yanlış ve ağır, açlık diyetleri de bedeni, sinir sistemini vitaminsiz bırakarak sonbaharda kendinizi daha kötü hissetmenize yol açabilir.
Sonbahar depresyonuna özel menü (3-4 günde bir bu menüyü uygulayabilirsiniz)
(Yüksek oranda Omega 3, B vitamini ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak doğal destek maddeler içerir)
Sabah:
• 1 kase yulaf ezmeli, keten tohumlu, tarçınlı, cevizli, sütlü kahvaltı
• 1 tatlı kaşığı arı poleni
Ara:
• 4 ceviz içi
• 1 muz
• 1 sade veya az şekerli Türk kahvesi
Öğlen:
• 1 porsiyon somon balığı
• 1 tatlı kaşığı kırmızı pul biber
• 2-3 adet sivri biber
• Bol limon ve yeşillikli kurutulmuş yaz domatesli salata
• 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
• 5-6 adet zeytin
Ara:
• 1 porsiyon az şekerli, bol cevizli kabak tatlısı, 1 fincan adaçayı
Ara:
• 1 dilim tam buğday ekmeği üzerine yumurta ve peynir çırpılacak, ızgara yapılacak
Akşam:
• 1 kase bol fesleğenli domates çorbası
• 1 porsiyon az yağlı peynirli makarna
• 1 bardak taze portakal suyu
Gece:
• 2-3 parmak bitter çikolata.
Aralarda bol sıcak su ve 2-3 fincan adaçayı içilecek. Tüm yemeklere mideniz sağlamsa bol kırmızıbiber, fesleğen katılacak.
Diğer Öneriler:
- Sonbahar depresyonunun etkilerini hissediyorsanız özellikle sandal ağacı, fesleğen, lavanta, paçuli, ylang-ylang, gül kokularını bolca koklayın.
p) turuncu, kırmızı gibi canlı ve uyancı renkleri tercih edin. Kıyafetlerinizin mutlaka bu renklerde olması gerekmez. Üzerinizde taşıyacağınız bir aksesuar da (şal, fular, kravat, eşarp vb.) olabilir.
- Çok bunaldığınızda geriye doğru iyice gerinerek ve sonrasında esneyerek yaslanın ve gözlerinizi kapayın. Huzur, bolluk ve tam bir sağlık içerisinde olarak düşünün, o anın gerçek olduğunu hissedin.
-Her gün 10-15 dakika güneş ışığına çıkın. Sonbaharı yaşadığımız bu günlerde güneş ışığı çok önemli temel ihtiyacımız ve enerji kaynağımızdır.
- St. John’s Worth yani sarı kantaron hafif ve orta şiddetli depresyona karşı etkilidir.
- Çok güneşli günlerde koruyucusuz güneşlenilirse hassas ciltlerde kalıcı olmayan lekeler yapabilir.
- Omega 3 yağı hayvansal gıda olarak en çok somon, uskumru, sardunya gibi balıklarda, bitkisel olarak ise başta keten tohumu olmak üzere, ceviz, semizotu ve taze fasulyede bulunur. Omega 3 yağını egzama türlerinde, sinir sisteminin çeşitli hastalıklarından, depresyondan korunmada faydalıdır. Yalnız balık ürünlerine karşı alerjisi olanlar ve kan sulandırıcı hap kullananlar doktorlarına danışmadan Omega 3 kullanmasalar iyi olur.
- 5-HT, SAM-E gibi bazı doğal maddeler hekim kontrolünde depresyona karşı yardımcı olabilir.
- Kırmızı pul biber; nane, limon, melissa, zencefili yemeklerinizde kullanın.
- Egzersiz yapmayı ihmal etmeyin.
Yarın bir çok el işleri çalışması ile karşınızda olacağız. ek olarak derya baykal direksiyon kılıfı yapmayıda tarif edeceğim.
Yorumlar
Kadın Sağlığı
Hamilelikte Astım Geçirmek TehlikeliTemmuz 12th, 2009 @ 17:11
Gebelikte en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alan astım iyi kontrol edilmediği takdirde anne adaylarında ve bebekte ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Sistematik ve kronik bir hastalık olan astım, daha önceden kişide var olabileceği gibi ilk kez hamilelik sırasındada ortaya çıkabilir. Alman hastanesi göğüs hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Özgür Karacan, hamileliğin astım ve solunumla ilgili bazı problemleri tetiklediğine dikkat çekerek şunları söyledi.
Hamilelik dönemi solunum sisteminde bazı değişikliklere neden olmaktadır. Vücuttaki genel ödeme paralel olarak östrojen hormanunun da etkisiyle solunum yollarında ödem ve şişkinlikler meydana gelir. Bu duruma bağlı olarak burun tıkanıklığı, akıntı ve horlama ortaya çakır.
Hamilelik astımı şöyle tetikliyor. Rahim büyüdükçe diyafram kasını yaklaşık 4 cm yukarı iter ve göğüs çapı artar. Progesteron hormonu ise akciğer kapasiteleri üzerinde değişikliğe neden olur. Buna bağlı olarak hamile bir kadın daha hızlı soluk alıp verir ve kandaki oksijen ve karbondioksit oranları değişir. Tüm bu değişimler hamile kadınlarda daha kolay ve şiddetli solunum yetmezliği ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
Gebelik döneminde geçirilen astım değişik bir seyir izler. Hastaların 1/3′ü hastalığın seyrinde düzelme, 1/3′ünde kötüleşme yaşanır. Geri kalan kısımda ise hiçbir değişiklik olmaz.
Hastalık genellikle gebeliğin son dönemlerinde düzelme eğilimi gösterir. Atakların sıklığı azalır. Bunun nedeni tam olarak bilinmemekte.
Bu hastalığın hamilelikte başgöstermesinin bir diğer nedenide bebeğe yan etkisi olacak düşüncesiyle ilaç ve tedavinin yeterince yapılmaması. Fakat astım ilaçlarının gebelikte kullanımının bir sakıncası, anne karnındaki bebeğe bir zararı bulunmamaktadır.
Astım iyi kontrol edilmediği takdirde ölüme kadar yol açabilecek bir hastalıktır. Ve bu ihtimal hamilelik dönemidne dahada artar. Bu yüzden doktorunuza danışıp gebe hanımlara bir sakıncası olmayan ilaçlar alıp kullanmanız gerekmekte.
Yorumlar
Kadın Sağlığı ·
Kategorilenmemiş
Ozon Terapi Nedir? Yararları Nelerdir? – 2Nisan 11th, 2009 @ 23:41
Yaşlanmayı geciktirmek daha sağlıklı yaşamak isteyenler için güçlü bir çözüm olan ozon terapisi, uygulama kolaylığı ve acısız olmasıyla da popülerliğini arttırıyor. Türkiye’de ünlü sanatçı ve işadamlarının favorisi olan terapi yöntemi hakkındaki sorularımızı Dr. Murat Toplu yanıtladı.
Ozon terapinin uygulama yöntemlerinden bahsedebilir misiniz?
Ozon terapinin çok çeşitli uygulama yöntemleri vardır. Ana tedavi, damardan özel ozon setlerine kapalı sistemle alınan bir miktar kanın ozonlanması şeklinde uygulanan. “major kan tedavisi”dir. Oldukça pratik ve acısız bir yöntemdir. Ayrıca ozonlanmış kanınkalçada enjeekte edilmesi ile uygulanan Minör kan tedavisi özellikle bağırsak hastalıklarında uygulanan rectal ozon uygulamaları, yara tedavilerinde uygulanan direkt ozon uygulamaları gibi başka ozon terapi yöntemleri de vardır. Hastanın ihtiyacına ve sahip olduğu hastalığa göre uygun uygulama metodu seçilir.
ozon terapinin nerelerde kullanıldığını sayabilir misiniz?
- Zayıflama
- selülit
- antiaging
- detoks
- vücut direncini arttırma
- her türlü alerji
- hipotiroidi
- şeker hastalığı
- yara tedavisi: iyileşmeyen yaralar, diyabetik ayak yaraları, yanık, ülserler bası yaraları vb.
- romatizmal hastalıklar
- fibromyaliji
- dolaşım bozuklukları
- kemik eklem hastalıkları
- koruyucu genel sağlık alanında
- vücut direncini arttırma
- sağlak düzenini yüksek tutma
Güzellikte ozon terapinin etkisi nedir?
Özellikle kronikleşmiş akne problemlerinin ve selülit tedavilerinde ozon tedavileri son derece etkilidir. Uzun yıllar iyileşmeyen ve sürekli tekrarlayan sivilceler ozonla oldukça başarılı şekilde tedavi ediliyor.
Sağlığa olumsuz etkisi varmı
Sadece hipertiroidi hastaları ve kanama bozukluğu olan hastalara ozon uygulanamaz bunun haricinde herkese bu tedavi uygulanabilir.
Yaş sınırı var mıdır?
Erişkin yaştaki tüm hastalara yapılabilir.
Ozon tedavi için kaç seans gerekli?
İlk tedavi kürü 10 seanstan oluşur. Bir tedavi kürü tamamlandıktan sonra ayda bir tek seans idame tedavisi yapmak, hastaların genelinde yeterli olur.
Seans süresi ne kadar?
Her tedavi seansı 15-20 dakika sürüyor.
Ne kadar sıklıkta yaptırılabilir?
Hastanın ihtiyacına göre gün aşırı uygulamadan, haftada bir uygulamaya kadar değişen tedavi protokolleri vardır.
Yorumlar
Ozon Terapi
Ozon Terapi Nedir? Yararları Nelerdir?Nisan 9th, 2009 @ 17:32
Zaman biz istemesek de geçip gidiyor. Yaşlılığın izlerini her ne kadar kozmetiklerlede yok etmeye çalışsakda toksinlerden arınmadan kalıcı bir güzellikten söz etmek çok zor. Yatmak, uyumak, dinlenmek hatta tatil yapmak bile kronik yorgunluğun üstesinden gelmeye, kandaki zehirleri atmaya yetmiyor. Vücudunuzdaki tüm toksinlerden bizi arındırıp sağlıklı ve genç bir görünüme kavuşmamızı sağlayan ozon terapi, 100 yıllık geçmişiyle adeta yepyeni bir hayat armağan ediyor. Sağlıklı ve güzel bir yaşamın kapılarını aralayan Dr. Murat Topoğlu “ozon terapi” hakkında sorduklarımızı yanıtladı.
Ozon terapi nedir? Ne kadar zamandır kullanılan bir yöntem?
Ozon, yaşamımızı sürdürmek için hayatımızın her anında bize gerekli olan oksijen molekülünün üç atomlu halidir. Ozon gazı verilerek yapılan tedavilere, ozon terapi adı verilir. Doğada, havada bulunan oksijenden çeşitli doğa olayları sonucu oluşan ozon, tıbbi kullanım için özel cihazlar yardımıyla üretilebilir. Ozon gazı, dolaşım bozukluklarından viral hastalıklara ve romatizmaya kadar birçok hastalıkta destekleyici tedavi olarak kullanılıyor ve başarılı sonuçlar veriyor. Anti-aging amacıylada kullanılan ozon tedavisi, Türkiye’de ünlü sanatçı ve işadamlarının favorisi. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve hastalıklara karşı direnç veren ozon terapi yöntemi, hücrelerde oksijeni arttırarak yaşlanmayı geciktiriyor ve kronik yorgunluk sendromuna iyi geliyor. Medikal ozon tedavilerinin 100 yıllık geçmişi bulunuyor.
Özellikleri ve etkisi neler?
Ozonun temel fizyolojik etkileri aşağıda kısa açıklamalarla sıralanmıştır:
- Troidbezinin çalışmasını arttırır. Hipotiroidi hastalığının tedavisinde kullanılır.
- Metabolizmayı hızlandırır, kilo vermeyi kolaylaştırır.
- Alerji ve otoimmün hastalıklarının tedavisinde son derece başarılıdır.
- En kuvvetli anti-aging ve detoks tedavisidir.
- Pankreastan insülin salınımını arttırır, tip2 diabet tedavisinde başarıyla kullanılır.
- Diabetik ayak yaralarının tedavisinde kullanılır.
- Ozon beyaz kan hücrelerinin üretimini kamçılar. Bu hücreler vücudumuzu virüs, bakteri, mantar enfeksiyonları ve kanserden korur.
- Ozon interferon düzeyinde artış sağlar. interferonlar bağışıklık sisteminin değişik aşamalarında son derece önemli rol oynayan proteinlerdir. Bağışıklık sisteminin onlar olmadan işlev görmesi düşünülemez. Ozon gamma interferonlarının üretimini %400-900 kat arttırılabiliyor. Etkinliği konusunda klinik çalışmalar halen sürmektedir. Öte yandan, dışarıdan verilen interferon dozları insan vücuduna son derece toksik iken, ozon tarafından oluşturulan interferon kan düzeyleri daima emniyetlidir.
- Ozon tümör nekroz faktörünün üretimini uyarır. Bu vücutta büyüyen bir tümör olduğunda salgılanan bir maddedir.
- Ozon İL-2 salınımını uyarır. İnterlökin-2 bağışıklık sisteminin temel taşlarından biridir ve t-helper hücreleri tarafından üretilir.
- Ozon bakterilerin çoğunu düşük konsantrasyonlarda bile öldürür. Klordan 3000 kat daha güçlü bakteri öldürme özelliğine sahiptir.
- Ozon bütün mantar çeşitlerine karşı etkilidir.
- Ozon bilinen en iyi virüs öldürücüsüdür. Virüs yapılarına saldırır.
- Ozon anti-neoplastiktir (anti-kanser) kanser hücresi gibi hızla çoğalan hücrelerin metabolizmasındaki öncelikler ozonun etkileriyle baş etmek üzere programlanmamıştır, doloyısıyla ozon böyle hücrelerin hızla büyümesini baskılar.
- Ozon alyurvarların esnekliğini ve şekil değiştirebilme yeteneğini arttırır. Ozon terapiden sonra daima kan oksijen düzeyleri yükselir ve bu yüksek düzey günler hatta haftalar boyunca devam eder.
- Ozon atardamarların daralmasına yol açan plakları okside eder. Hem arterioskleroz hem de atersokleroz plakalarını parçalar.
- Sitrik asit siklusunu aktive eder ozonun etkileri hücre enerji üretimini arttırır.
- Ozon antioksidan enzimleri daha etkin kılar.
- Ozon vücutta birikmiş petro-kimyasalları yıkar.
- Tıbbi kullanımda ağrı kesici etkisi vardır.
- Bağışıklık sistemini uyarır.
- Kan yapımını ve kemik iliği çalışmasını arttırır.
- Kanın oksijen taşıma kapasitesini arttırır.
Yorumlar
Ozon Terapi
Selülitlere ve Deri Hastalıklarına Dalaman’da ÇareEkim 5th, 2008 @ 14:20
Dalaman Therme Maris’in doktoru Dr. Haluk Dayioğlu, Dalaman çamurunun ve Therme Maris Gölü’nün özelliklerini anlattı:
• Dalaman çamurunun özelliği nedir?
Therme Maris Gölü doğaya açık bir göl. Bu göl hem mineralli suyu, hem de deniz suyunu içeriyor. Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı’nın koruması altında. Çevresinde yapılaşma veya kirlenmeye fırsat verilmiyor. Deniz ve gölün karışımı sonucunda dipte çamur oluşmuş. Gölde Nil kaplumbağaları yaşıyor. Normalde bu kaplumbağalar yılda 1-2 defa yumurtlar ve 40-50 sene
yaşar. Therme Maris Gölü’ndekiler yılda 5 defa yumurtluyor ve 81 seneye kadar yaşadıkları söyleniyor. Bu da gösteriyor ki; bu çamur sağlığa çok yararlı. Gölün tabanında uzun yıllar sonucunda oluşmuş çamur, tamamen doğal.
HER YAŞA UYGUN
• Dalaman çamuru ilaç yerine geçer mi?
İlaç yerine geçtiğini söyleyemeyiz. Ancak tedavilerde yardımcı ve tamamlayıcı bir rol oynar.
• Hangi mevsim, çamur tedavisi için daha uygundur?
Dalaman’da yılın büyük bir bölümü güneşli geçtiği için çamurdan da yılın 12 ayı yararlanılabiliniyor.
• Her yaş grubuna uygulanabilir mi? Çamur kimlere uygulanamaz?
Küçük çocuklar da dahil herkese uygulanabilir. Ancak, tüberküloz gibi ağır enfeksiyon hastalıklarında, kanser vakalarında, ağır kalp yetmezliğinde, protein yıkımı olan hastalıklarda ve direnç sistemi bozulmuş olanlarda uygulanmamalıdır.
SELÜLİTLERİ YOK EDER
•İnsanlar bu tedaviyi görmeye en çok hangi şikayetlerle geliyor?
Sedef, döküntülü kaşıntılı hastalıklar, selülit, incelme ve doğal rejenerasyon yani toksinleri atıp gençleşmek için geliyorlar.
Özellikle sedef hastalığı ve nörodermistis gibi kaşıntılı ve döküntülü deri hastalıklarında, derideki sivilcelerde, kronik egzamalarda, romatizmal yumuşak doku ve eklem hastalıklarında, cilt kınşildığı ve sarkıklarında, selülitte tedaviye yardımcı olduğunu görüyoruz. Astım hastaları için de özel bir kür var.
• Çamur alerji yapar mı?
Normalde yapmaz. Ancak cildi çok hassas olan kişilerde alerji olabilir. Çok beyaz tenliler ile ince ciltliler, çamura daha duyarlı olabilirler.
Yorumlar
sağlık
Dalaman “Therme Maris Gölü” MucizesiEkim 5th, 2008 @ 14:15
Sağlık Bakanlığı tarafından Therme Maris Gölü’nün suyu incelenerek, içindeki mineral miktarları tek tek belirlendi.
• Thermo mineral suların mineralizasyon değeri, ‘dünya lideri’ denilen yüksek düzeyde. Bu nedenle, sedef hastalığının tedavisinde büyük ölçüde yardımcı olduğu biliniyor.
• Bu suların içinde bulunan çinko, selenyum, kükürtün çok yüksek düzeyde oluşu; bu tedavideki başarıyı etkiliyor.
• Bütün bunlara ek olarak bölgenin ultraviyole ışınları yani güneş ışınları, çamurun cilde daha fazla etki yapmasını sağlıyor. Isı etkisi çamurun etkisi ile birleşerek, daha fazla yarar sağlıyor.
• Bu gölün içinde bulunan balıklara ‘doktor balık’ deniyor. Sedef hastalığında lezyonları temizlemesi ve iyileştirme yönünde etki göstermesi, yardımcı tedavide büyük rol oynuyor. Doktor balıklar, hastalıklı deriyi yiyor.
• Selenyum, çinko, kükürt, kalsiyum, potasyum, magnezyum ve sodyum tuzları cilde nüfuz ediyor ve ilaç gibi etkiliyor.
• Mineralli sular cildin yanmasına engel oluyor. Bu sebeple güneş koruyucusu kullanılmıyor.
• Sadece doğal olan badem yağı ve sızma zeytinyağı ile masaj yapılıyor.
• Günde 2 defa çamur havuzuna giriliyor ve vücut çamura bulanıyor.
• Burada tedavi gören kişiler, dış ortamda güneşleniyor.
• Ayrıca, sedeften kurtulmak için her gün bir defa çamur sarma, çamur kapsül veya mineralli su jakuzisine giriliyor.
• Aralık ve ocak ayı hariç, yılın 10 ayı da tedavi için uygun.
• En uygun süre 21 gün uygulanan kör programları. Sedef hastalığının tedavisinin 14 günden az olmaması gerekiyor.
Yorumlar
sağlık