Doğum Sonrası Oluşan Çatlakları Giderme
Ağustos 23rd, 2010 @ 21:54

Doğum sonrası bayanların en büyük problemi, karın ve basen bölgelerinde oluşan çatlaklardır. Hamilelik esnasında aşırı gerilen ciltte, elastik doku kırılır. Önceleri mor, pembe renklerde olan bu çatlaklar, ilerleyen zamanlarda beyaza yakın bir renk alırlar. Böylece cilde tamamen yerleşmiş olur ve estetik anlamda görünüş bozukluğu yaratır. Çatlaklar konusunda en riskli grup, açık renkli ciltlerdir. Çatlakların oluşmasında hormonal değişiklikler, genetik yapı, daha önceki hamilelikte çaltak oluşması, aşırı kilo alma ve beslenme bozukluğu rol oynar. Çatlakları engellemek için, cildin esnek olmasına özen göstermeliyiz. Bunu masajlarla, egezersizlerle başarabiliriz. Böylece hücreler daha güçlü olur ve kolay çatlak görünümü oluşmaz. Ayrıca beslenmeye dikkat etmek de çok önemlidir. Dengeli ve protein açısından zengin beslenmek gerekir. Ancak çatlaklar oluştuktan sonra iyileşmesi zor olsa da hafifletici tedaviler mevcuttur. Profesyonel ortamlarda yapılması gereken bazı uygulamalar, özellikle yeni oluşmuş olan çatlakları son derece başarılı bir şekilde soldurabilir. Uygulanacak tedavilerde, çatlak rengine, kaç senedir var olduğuna, yüzeyin gerginliğine bakılır, tedavi süresi ve şekli belirlenir. En az 15-16 seans yapılması gereken mezoterapi, karboksiterapi, kimyasal peelingler, foto rejuvenasyon ve en az 5-6 seans yapılması gereken green peel etkin tedaviler olarak karşımıza çıkar.

Karboksiterapi uygulamada son derece basittir. Zaten vücudumuzda var olan karbondioksit gazının, minik ve ince enjektörlerle çatlak oluşmuş bölgeye verilmesi esasına dayanırr. Hiçbir yan etkisi yoktur. Karbondioksit gazı renksiz kokusuz bir gaz olup, yaşayan canlıda en son oluşan metabolik atıklardan biridir.

Vücudumuz istirahat ortamında dakikada yaklaşık 200Ml. CO2 üretmektedir. Bu miktar, fiziksel egezersiz sırasında 10 katına kadar çıkabilmektedir. Dokularda ürettiğimiz bu gazı akciğerlerimizden atmaktayız. Tıpta karbondioksit gazı kapalı ameliyat olarak da bilinen laporoskopi ameliyatlarında batın içini şişirmek için hüksek hacimlerde uygulanmaktadır.

Tedavi sonrası 4 saat süreyle banyo, yüzme ve sauna yapmamalı. Tedaviyi izleyen dönemlerde yarım saat süreyle bölgesel tramvalardan kaçınmak gerekir. Bunun dışında yaşamınızı engelleyen bir etkisi yoktur.

Emziren kadınlar, insüline bağımlı şeker hastaları, pıhtılaşma bozukluğu olanlar, ileri kalp rahatsızlığı olanlar gibi bir kaç rahatsızlık taşıyanlar bu tedaviden yararlanamaz.


Yorumlar
Cilt Bakımı
Fraksiyonel Co2 Lazer
Mayıs 19th, 2010 @ 11:48

Fraksiyonel lazer, FDA onaylı, kullanıldığı bölgede yara oluşturmadan mevcut deformiteleri azaltan veya yok eden yeni jenerasyon bir lazerdir. Temel prensibi, cilde derinlemesine nüfuz ederek, cilt altındaki yıpranmış kolajeni tahrip etmek ve taze kolajeni tetiklemektir. Bu tetikleme üst derideki kök hücreleri aktif hale getirir, beraberinde genç ve sağlıklı doku oluşumu başlar. 10,600 nm dalga boyuna sahiptir. Fraksiyonel lazerin en önemli özelliği, her 1 cm2’lik alana mikron çapında 100 tedavi sütunu açarak, cildin hem üst hem de alt tabakasına etki etmesidir. Cilt üzerinde mikroskopik tedavi alanları oluşturur. Mikroskopik diye adlandırmamızın sebebi, her bir noktasal lazer atışının çapının 120 mikrometre olmasıdır. Yani neredeyse bir saç Içılının yarısı büyüklüğündedir. Tüm bu etkilerden dolayı, uygulama sonrasında da, 3 aylık süreç boyunca cilt altında yeni kolajerı oluşumuna ve cilt altı bağ dokusunu sürekli yenilemeye devam eder.

Lazerin teknik özelliği nonablatif yani yara oluşturmayan bir lazer olmasıdır.

Ciltte sağlam doku içerisinde mikroskobik küçüklükte delikler meydana getirerek cildin içeriğini düzenler, lekeleri siler veya azaltır. Cilt rengini ve elastikiyetini iyileştirir.

Uygulamalar, yaklaşık olarak 15-20 dakika sürer. Tedavıden yarım saat önce, ağrı oluşumunu azaltacak anestezik kremler kullanılır ve bu sayede hastalann konforu sağlanır. Cilt temizlendikten sonra işleme başlanır. Uygulama yapılacak alan, dairesel hareketler ile taranır. Lazer cildi ince sütunlar halinde tararken, karşlaştığı tüm yıpranmış hücreleri, deforme olmuş kolajeni yok eder. Böylece tazelenen kolajen ciltte parlak yumuşak bir görünüm elde edilmesini sağlar. 1 ay aralarla yapılan 3 seanslık tedavi, başarılı sonuçlar alınmasını sağlar.

Hastalar mutlaka güneşlenme ve solaryumdan uzak kalmalıdır. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar (aspirin gibi), uygulama sırasında hassasiyet yarattığı için ışığa duyarlılığa neden olan ilaçlar (tetrasiklin, naproksen, aurarıof in, östrojen, progesteron,) almamalıdır. Peeling, dermabrazyon gibi cildi derinden soyacak işlemlerden kaçınmalıdır.

Uygulama sonrası yüzde birkaç gün sürecek hafif kızarıklık ve şişlik olabilir. Ancak aşırı fark edilir bir düzeyde değildir. Hasta ertesi gün normal hayatına ve aktivitelerine devam edebilir. Makyaj yapabilir. Ciltte bazen birkaç gün sürecek soyulmalar gözlemlenebilir. işlem sonrası dönemde güneşten korunmak çok önemlidir, yüksek faktörlü bir güneş koruyucu kullanmak gerekir.

Cilt yenileme

Çaliaklar

ince kınşıklıklar

Akne izleri

Yara izleri

Yanık izleri

Ameliyat izleri

Cilt lekeleri (doğum lekeleri, hamilelik lekeleri, güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri)

Cilt problemlerinde en zor tedavilerden biri olan vücut çatlaklarında, en başarılı tedavilerden biri olarak kabul edilen fraksiyonel lazer, çatlak oluşan alandaki bozuk bağ dokunun taranarak silinmesi esasına dayanır. Yeni oluşan sağlıklı bağ doku, çatlak dokusunu doldurarak, izi küçültür ve cildin kalitesini arttırır. Sivilce izlerinin tedavisindeki temel prensip ise, yüzeyden gönderilen topluiğne ucundan küçük lazer ışınlarının, derinin alt tabakalarına ulaşarak, iz görünümüne yol açan bozuk bağ dokusunu tahrip etmesi ve beraberinde genç ve sağlıklı doku oluşumunu başlatmasıdır. Yeniden oluşan koliajen ve örtücü epitel sivilce izinin yerini alır. Bu yöntemle üç seans sonrası sivilce izlerini %80 oranında azaltmak mümkündür. Ayrıca el gençleştirmede de önemli oranda başarı elde edilmektedir. Eller kişilerin yaşını en fazla belli eden yerlerden biridir, yaşlanmaya bağlı olarak el cildinde yıpranmalar oluşur, deri incelir, kırışır. Fraksiyonel lazer, kontrollü bir lazer tekniği ile el derisinin yıpranmış dokularını yeniler. Ortaya çıkan yeni hücreler cildin görünümünü değiştirir, el cildini gençleştirir.

Diğer yöntemlerden üstün olan özellikleri şöyle sıralanabilir, öncelikle işlem sırasında epidermal dokuyu soymadan ciltte mikro kanallar açar, iyileşme süresi çok kısadır, anestezi gerektirmez, operasyon sonrası bir yıl boyunca kollajenin yeniden yapılması devam eder. Uygulama sonrası cilt daha parlak ve yumuşak görünür. Cildin gerginliği artar, gözenekleri sıkılaşır. ince izler büyük oranda kaybolur, derin izler ise yüzeyselleşir. Ciltteki ton farkları azalır.

Aktif akne tedavisi için retinoid içeren ilaçlar (isotretionin) alan kişilerde, hamilelerde ve uygulama alanında açık yarası bulunan kişilerde uygulanmamalıdır.


Yorumlar
Cilt Bakımı
Kıştan Yorgun Çıkan Cildinizi Peeling İle Yaza Hazırlayın
Mayıs 4th, 2010 @ 11:57

Geride bıraktığımız kış mevsimi ile cildiniz rengini, canlılığını mı kaybetti? Yüzünüz o canlı, pembe rengini kaybederek gözaltları mor, rengi soluk san bir görüntü halini mi aldı? Kendinizi çirkin _r ve bakımsız mı hissediyorsunuz? Göz alıcı, canlı bir cilt için en önemli şey bakımdır. Bakımın ana kuralı ise cildin ölü derilerden arındırılmasıdır.
CANLI DERİ IÇİN
Kışın etkilerini cildinizden arındırmak ve bahar mevsimi ne yeni bir cilt ile merhaba demek için peeling ile cildinizi canlandırarak cildinize nefes aldırabilirsiniz. Peeling üst derinin soyulması ile derinin yenilenmesi ve cilt sorunlarının giderilmesinde uygulanan en etkili yöntem.
Peelingde temel amaç cildin hasar tabakaların kaldırarak sağlıklı tabakayı ortaya çıkarmak ve cildi canlandırmaktır. Cildin uyarılması ile yeni hücre oluşu ‘ mu hızlanır ve bu sayede cilt daha sağlıklı, parlak ve pürüzsüz bir görünüme kavuşur.
KIRIŞIKLIK GIDERIR
Peeling ile yüzdeki kırışıklıklar cildin erken yaşlanması, cilt kuruluğu, genişlemiş gözenekler, cilt yorgunluğu, cilt lekeleri / çatlaklar ve elastikiyet kaybı gibi sorunlar giderilir. İşlem sonrası bu bölgelerdeki cilt daha genç daha parlak ve daha elastik bir hale gelir peeling için en uygun mevsimin bahar aylarıdır. Uygulama sonrası güneş ışınlarından korunmalı ve makyaj dan kaçınılması gereklidir. Güneş peeling için en büyük tehlike ve bu tedavi için en iyi zaman bu aylardır


Yorumlar
Cilt Bakımı
Yaz İçin Evde Yapılabilecek Cilt Bakım Tarifleri
Nisan 15th, 2010 @ 11:45

Bademli Sütle derin temizlik
Bir kase dövülmüş badem, 500 gram süt, 1 tatlı kaşığı badem yağı, malzeme listenizi oluşturuyor. Sıra geliyor hazırlamaya. Dövülmüş bademleri ve sütü yaklaşık 8 dakika boyunca kaynatın. 10 dakika demledikten sonra ise süzün ve cam bir şişeye koyun. Ardından, üzerine badem yağını ekleyin. Her cilt tipine uygun olan bu karışımı, makyajınızı silmek istediğiniz zaman kullanın. Bade 1 mm cildi yumuşatan özelliği sayesinde, cildiniz yıpranmadan temizlenecektir.

Kuru cilde yağlı bakım:
Eğer çok kuru bir cildiniz varsa, 1 tatlı kaşığı tereyağı ile 1 tatlı kaşığı balı iyice karıştırın. Bu maskeyi yaklaşık 30 dakika boyunca yüzünüzde, özellikle de göz çevrenizde bekletin. Dekolte bölgesine de uygulanabilen bu özel karışım, cildinizin B vitamini almasını sağlayacak ve nem kazanmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca her gün 1 adet havucu hafif zeytinyağın da pişirip yemek de, kuruyan ciltlerin nem kazanmasını sağlar.


Yorumlar
Cilt Bakımı
Güneş Lekeleri ve Cildi Güneşten Korumanın Önemi
Mart 26th, 2010 @ 13:08

BRONZ bir tenin ardın dan, yaz güneşinin kötü hatırası güneş lekeleri rahatsız edici olabiliyor. Açık tenliler bu lekelerden daha çok muzdarip olsa da, güneşte aşırı kalan koyu tenliler de bu sorunu yaşayabiliyor. Peki sıcak yaz günlerinden kalan güneş lekeleri neden ortaya çıkıyor, bu lekelerden korunmak mümkün mü?
Tıbbi terminoloji de ‘solar lentigo’ olarak adlandırılan güneş lekelerinin oluşumunda en büyük etken tabii ki adından da anlaşılacağı üzere güneş ışınları. Güneş lekelerine, güneş hasarı oluşabilecek, beyaz tenli, zor bronzlaşan, kolay kızaran cilt tiplerinde daha sık rastlanıyor. Lekeler güneşte aşırı kalan kişilerde ani yanmalar, soyulanlar ve kızarmaların tek ran durumunda yıllar içinde ortaya çıkı yor. Yine daha çok yaz mevsiminde ortaya çıkan çillenmeler ise bundan daha farklı bir özellik sergiliyor.
Peki bu sevimsiz lekeleri oluşmadan önlemek mümkün mü?
Vücudu muzda oluşacak yeni güneş lekelerinin önüne geçmek için öneriler arasında güneşte kademeli olarak kalmayı, hiçbir zaman soyulacak, aşırı derecede azalacak şekilde yanmamayı sıralıyor. Bronzluğu deri hasarı olarak tanımlayabiliriz. Güneşe karşı dikkatli olmanın önemine bir kez daha dikkati çekmek istiyorum. Deri fototipine göre, açık tenli bireyler 30 ve üstü, koyu tenli bireyler 15 ve üstü koruma faktörlü koruyucu ürünleri güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce uygulanmalıdır. Ayrıca olabildiğince 11.00-15.00 saatleri arasında güneşte kalınmamalıdır.
TEDAVİSİ VAR
lekelerinin kötü huylu hale dönüşmesi riskinin çok az. Ancak güneşin ciltte yarattığı hasarın belirtisi olarak çok önemli. Güneş hasarlı deride erken yaşlanma ve bazı deri kanseri riskini artırı yor. Bu düşünüldüğünde, güneşten korunmanın önemi anlaşılabilir.
Güneş lekeleri eğer estetik bir sorun oluşturuyorsa tedavi planlanabiliyor. Güneş lekelerinin tedavisinde, tıbbi ve kozmetik renk açıcı preparatlar, yüzeysel peeling (deriyi soyma işlemleri), lazer, IPL ve krioterapi (soğuk uygulaması, dondurma tedavisi) diğer seçenekler uygulanıyor. Tedavi uygulansa dahi, yeni güneş lekelerinin çıkabileceğinin göz ardı edilmemesi ve güneşten korunmanın esas olduğunun unutulmaması gerekiyor.
‘Efelid’ olarak adlandırılan çiller, güneş lekelerinin aksine kalıtsal bir özellik. Çoğunlukla açık tenli bireylerde görülen çiller, güneş lekelerinden farklı olarak güneş ışınlarıyla koyulaşıyor ve belirginleşiyor. Çözüm ise çok basit: güneşten korunmak. Güneşe çıkmayarak ya da yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanarak çillerin belirginleşmesinin önüne geçilebilir.”


Yorumlar
Cilt Bakımı
Cildinizin Güzellik Kaynağı – Akupunktur
Mart 20th, 2010 @ 14:58

Bir gün önce yazdığımız yazının devamını aktarıyorum…

Doğu tıbbının prensiplerini kullanan bu bütüncül yaklaşım, yüzde sıkılaşma ve ince çizgilerde azalmanın dışında bütün vücutta bir iyilik hali ve canlılık sağlar kişisel ihtiyaçlara göre belirlenecek özel noktalarınuyarılması sonucunda şahıs mide bağırsak sisteminde bir rahatlama, daha kaliteli bir uyku, zihinde berraklık, kronik hastalıkların belirtilerinde iyileşmeler ve zindelik, dinçlik hissedecektir.

Başlangıç görüşmesi ve takip eden seanslarda akupunkturu uygulayacak doktor, sadece şikayetlerinizdeki gelişmeleri değil, aynı zamanda günlük yaşantınızı değerlendirerek, beslenme düzeninizde yapacağınız spor yada egzersizlere, uyku düzeninize kadar ilgilenecek ve size yeni bir yaşam biçimi oluşturmaya gayret edecektir. Eğer iğne korkunuz yoksa kıl gibi ince iğneleri canınızı acıtmayacak şekilde vücudunuzdaki belli noktalara çok yüzeysel olmak kaydıyla koyacaktır. İğneler yaklaşık 20 dakika vücutta kalacak ve onlar genel sağlığınızı ve güzelliğinizi daha iyi hale getirmeye çalışırken siz huzurlu bir ortamda gevşemeye başlayacaksınız. Eğer iğne korkunuz varsa bu defa ona göre çözüm bulacak ve iğnesiz akupunktur tedavisi uygulayacaksınız.

Haftada 2-3 tedavi uygulamak suretiyle 12 seanslık bir kür yeterli olacaktır. Daha sonra yılda bir kaç defa birer ikişer seanslık uygulamalar kalıcılık açısından sizi tatmin edecektir. Bu tedaviyi yaptıran herkes her halukarda genel sağlık dinçlik, dingin bir ruh hali, ağrılarda azalma gibi genel akupunktur yararlarından istifade edecektir.

Fakat dudağının inceliğinden yakınan birisine yada sigara içen ve genellikle buna bağlı olarak gelişen üst dudak çizgilerinden muzdarip birisiHyaluronik asit dolguları yapmak yada kaşlarını yukarı kaldırtmak isteyen birisine botoks yapmak daha doğru olacaktır.

Kozmetik akupunkturun iğneler yüzünden korkutucu gelmesi boşa tedirginlik yaratır. Hiçbir sorun olmaz çok narin ciltli kişilerde iğnelerin battığı yer 1-2 gün morarabilir buda çok döşük bir oranda görülmektedir.


Yorumlar
Cilt Bakımı
Derya Baykal ile Deryalı Günler 29 Aralık 2009 Programı
Aralık 29th, 2009 @ 16:45

Derya Baykal ile Deryalı Günler 29 Aralık 2009 Programı konukları, el işi örnekleri ve yemek tarifleri ile harikaydı.

cicekli sal modeli

Ayrıca programda tırnaklarla ilgili bazı bilgiler verildi onlarda şöyle.

Vücutta meydana gelen demir. çinko, folik asit ve B 12 vitaminlerinin eksikliği durumlarında tırnaklarda bir takım bozukluklar meydana gelmektedir. Tırnaklarda kırılma, kabalaşma, çatlama ve tabakalaşma gibi durumlara neden olabilen bu ek siklikleri gidermek için beslenmeye de dikkat etmek gerekmektedir. Kırmızı et, süt ve süt ürünleriyle deniz ürünlerinin tırnak sağlığı için yenmesi şart. Fakat beslenmenin yeterli olmadığı durumlarda bu eksildikleri karşıla mak amacıyla vitamin takviyesi de yapmak gerekir.
El kremi kullanılmalı
Tırnağın yüzdel8’i sudan oluşmaktadır. Su yapısını dengelemek için de nemlendirici balsam turu hem ve solüsyonların kullanılması önerilmektedir. Ayrıca kişinin elini çok fazla deterjanla temas ettirmemesi de gerekmektedir.
Manikür pediküre dikkat
Tırnak hastalıklarının önüne geçmek için manikür ve pediküre de dikkat etmek gerekir. Çünkü tırnak hastalıklarının büyük bir çoğunluğu manikür ve pedikürden geçmektedir. Tırnak bakımını yaptırdığınız yerin hijyen kurallarına uyup uymadığını kontrol etmeniz ve mümkün olduğu kadar tırnaklarınızla oynamamanız gerekmektedir.
Kozmetik ürünlerinin çok büyük bir kısmı cilde zarar vermektedir. C de bu ürünlerden biridir. Her ne kadar ojeler güzel bir görünüm sergileseler de; tırnağı havasız bırakır ve bazı enfeksiyonların oluşmasına fırsat tanır.
Tırnakların üzerinde bazen beyaz noktacıklar görünebilir. Halk arasında vitamin eksikliği olarak değerlendiren bu durum tırnağın içerisine hava kabarcıklarının girmesiyle oluşur. Fakat bunun vitamin eksikliğiyle hiçbir ilgisi yoktur. Endişe etmeyin.


Yorumlar
Cilt Bakımı · Deryalı Günler
Gizlilik Politikası - bitkilerle tedavi