Eşarptan Elbise Yapımı ÖrnekleriMayıs 10th, 2009 @ 09:49
Yaz geliyor hatta güney ve ege sahillerine çoktan ulaştı. El işi çalışmalarımızıda artık yaz mevsimine göre yapmalı, ona göre çalışmalar paylaşmalıyım diye düşündüm.
Geçtiğimiz yaz bir kaç tülbent ve eşarptan yapılmış el işi paylaşmıştım. Bunlar gerçekten yoğun bir ilgi gördü internet sayfamızda.
İşte bu güzel örnekleri tekrar paylaşıp sitemizin anasayfasından ulaşanlara yardımcı olmayı hedefledim. Umarım bu çalışmaları beğenirsiniz. Yakında arşivimden yeni çalışmalarla bilrlikte olacağız.
http://www.elisleri.info/tulbent-elbise-yapimi.html
http://www.elisleri.info/el-isi-tulbent-pantolon-yapimi.html
http://www.elisleri.info/esarp-elbise-yapimi.html
http://www.elisleri.info/esarptan-elbise-yapimi.html
2 Yorum
Dikiş
Derya BaykalAğustos 21st, 2009 @ 17:12
Derya Baykal’ın programına tahammül edebildiğim kadarını izledim. Kısa bir özet geçmek gerekirse ahşap komidin boyama tarifi verildi (yaralı komidin).
Cemal ustadan Muhtar köftesi yapıyordu enson baktığımda. Konuklar arasında kalp doktoru Kürşat bey (soyadını söylemedikleri için yazamıyorum), iclal aydın vardı.
Reklamdan ve geyik sohbetinden arta kalan zamanlarda özet olarak bunlar oldu.
1 Yorum
Kategorilenmemiş
Uyku Apnesi Nedir?Ağustos 24th, 2010 @ 12:07
Türk toplumunda her 100 kişiden 14’ünde görülen ‘uyku apnesi’ erkeklerde daha yaygın… Kişinin uyku sırasında nefes alış verişinin aralıklı şekilde duraklamalar yaşaması sonucu, uyku düzeninin bozulmasına neden olan bu rahatsızlık, kalp hastalıklarından depresyona, reflüden hipertansiyona, cinsel isteksizlik ve işlevsizliğe kadar çok sayıda rahatsızlığa yol açıyor…
Günde 6-8 saat arasında uyuyan insanın uykunun rem ve rem olmayan evresini yaşamaktadır, bizi gece dinlendiren, sabah rahat kalmamızı sağlayan evre rem olmayan uykunun üçüncü evresidir. Uyku apnesi olanlar derin uykuya giremiyorlar.
Ölüme yol açabilir
Uyku apnesi olanlar derin uykuya girdiklerinde horlamasının arttığını, horlamadan sonra ise ciddi bir sessizlik oluşur. Normalde en az 10 saniye nefessiz kalması gereken kişinin, 60-80 saniye kadar solunumu durabiliyor, bu durumun bazı hastaları ölüme bile götürdüğü görülmüştür.
Kişiyi tansiyon ve reflüye götüren süreci şöyle: Karbondioksite çevrilen gazlar vücutta birikince solunum yolu uyarılıyor. ‘Ben ölüyorum ne yapacaksan yap’ deyip beyne mesaj gönderiliyor. Beyin ise ciddi bir adrenalin salgılıyor. Bu durum kişide yüksek tansiyona neden oluyor. Bu arada akciğerlerde ciddi şekilde kasılmalar olur. Akciğer genişliyor, mideye basınç yapıyor, midedeki asit salgısı geri kaçıyor ve reflü dediğimiz hastalık oluşuyor. Sürekli adrenalin salgılanması kalbi de etkiliyor, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ortaya çıkabilir. Hormonların dengesiz salgılanması beyin kanaması, kardiyovasküler hastalıklar gibi rahatsızlıklara neden olabilir
Nasıl tedavi edilir?
Uyku apnesi olan hastalarda depresyon ve cinsel işlevsizliğinde yaygındır. Uyku apnesinin tedavisinde ilk olarak ameliyatın tercih edilmemesi gerekli. CPAP denilen üst solunum yollarına gece boyunca hava basıncı veren makine var, bunun başarısı kullanıldığı zaman yüzde 100. İlk olarak bu tür makinelerin kullanılması gerekmekte. Erişkin hastalarda ameliyat başarı oranı yüzde 60-70 arasında.
Yorumlar
sağlık
Doğum Sonrası Oluşan Çatlakları GidermeAğustos 23rd, 2010 @ 21:54
Doğum sonrası bayanların en büyük problemi, karın ve basen bölgelerinde oluşan çatlaklardır. Hamilelik esnasında aşırı gerilen ciltte, elastik doku kırılır. Önceleri mor, pembe renklerde olan bu çatlaklar, ilerleyen zamanlarda beyaza yakın bir renk alırlar. Böylece cilde tamamen yerleşmiş olur ve estetik anlamda görünüş bozukluğu yaratır. Çatlaklar konusunda en riskli grup, açık renkli ciltlerdir. Çatlakların oluşmasında hormonal değişiklikler, genetik yapı, daha önceki hamilelikte çaltak oluşması, aşırı kilo alma ve beslenme bozukluğu rol oynar. Çatlakları engellemek için, cildin esnek olmasına özen göstermeliyiz. Bunu masajlarla, egezersizlerle başarabiliriz. Böylece hücreler daha güçlü olur ve kolay çatlak görünümü oluşmaz. Ayrıca beslenmeye dikkat etmek de çok önemlidir. Dengeli ve protein açısından zengin beslenmek gerekir. Ancak çatlaklar oluştuktan sonra iyileşmesi zor olsa da hafifletici tedaviler mevcuttur. Profesyonel ortamlarda yapılması gereken bazı uygulamalar, özellikle yeni oluşmuş olan çatlakları son derece başarılı bir şekilde soldurabilir. Uygulanacak tedavilerde, çatlak rengine, kaç senedir var olduğuna, yüzeyin gerginliğine bakılır, tedavi süresi ve şekli belirlenir. En az 15-16 seans yapılması gereken mezoterapi, karboksiterapi, kimyasal peelingler, foto rejuvenasyon ve en az 5-6 seans yapılması gereken green peel etkin tedaviler olarak karşımıza çıkar.
Karboksiterapi uygulamada son derece basittir. Zaten vücudumuzda var olan karbondioksit gazının, minik ve ince enjektörlerle çatlak oluşmuş bölgeye verilmesi esasına dayanırr. Hiçbir yan etkisi yoktur. Karbondioksit gazı renksiz kokusuz bir gaz olup, yaşayan canlıda en son oluşan metabolik atıklardan biridir.
Vücudumuz istirahat ortamında dakikada yaklaşık 200Ml. CO2 üretmektedir. Bu miktar, fiziksel egezersiz sırasında 10 katına kadar çıkabilmektedir. Dokularda ürettiğimiz bu gazı akciğerlerimizden atmaktayız. Tıpta karbondioksit gazı kapalı ameliyat olarak da bilinen laporoskopi ameliyatlarında batın içini şişirmek için hüksek hacimlerde uygulanmaktadır.
Tedavi sonrası 4 saat süreyle banyo, yüzme ve sauna yapmamalı. Tedaviyi izleyen dönemlerde yarım saat süreyle bölgesel tramvalardan kaçınmak gerekir. Bunun dışında yaşamınızı engelleyen bir etkisi yoktur.
Emziren kadınlar, insüline bağımlı şeker hastaları, pıhtılaşma bozukluğu olanlar, ileri kalp rahatsızlığı olanlar gibi bir kaç rahatsızlık taşıyanlar bu tedaviden yararlanamaz.
Yorumlar
Cilt Bakımı
Cildinize Evde Hazırladığınız Kremlerle Bakım YapınAğustos 21st, 2010 @ 14:01
Evde basit şekilde hazırlayabileceğiniz cilt kremleri, ucuz fakat etkili olarak güzelliğinize katkı sağlayabilir.
İşte suna dumankaya‘dan güzellik bakım kremleri.
Çatlayan Ayak Topukları
Malzemeler:Vazelin,Gripin
Hazırlanışı:Bir kutu vazelinin içine 2 adet Gripin’in içindeki tozu katıp karıştırın.Yatmadan önce ayaklarınıza iyice sürün.Çorabınızı giyip yatın.
Kuru Cilt
Malzemeler:Süt,tuz,bal
Hazırlanışı:Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt,bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın.Bu
Köpükle vücudunuzu ovun,sonra durulayın.
Ne işe yarıyor?:Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetinezarar vermediği için cildi kurutmaz.Tuz olu derinin atılmasına yardımcı olur.
Pürüzsüz Bir Cilt
Malzemeler:Taze nane,tuz
Hazırlanışı:Yarım litre suyu kaynatın içine 10 adet taze nane yaprağını atıp 10 dakika dinlendirin.Ardından bu suyu süzerek ılık suyla dolu küvetin içine bir fincan tuzla beraber dökün.
Ne işe yarıyor?:Nane rahatlatıcı,dinlendirici ve sakinleştirici etkisi kuvvetli olan bir bitki.Tuz ise peeling yapma özelliği ile cildinizi ölü deri ve hücrelerden arındırır.
Ne zaman Kullanılmalı?:Haftada bir kez yada ihtiyaç hissettiğiniz an kullanılabilir.
Saç Bakımı
Malzemeler:Yumurta Sarısı,rom,ada çayı yağı
Hazırlanışı:Derin bir kapta yumurta sarısını bir kaşık romu ve dört damla adaçayı yağını iyice karıştırın.Bu karışımı şampuanla yıkanan ve durulanan temiz saçlara uygulayın yaklaşık 10 dakika bekledikten sonrada ılık suyla yıkayın.
Ne işe yarıyor?:Yumurta sarısının saçlar üzerinde yarattığı yumuşatıcı etki onların çok daha kolay taranır hale gelmesini sağlıyor.Romun içerdiği alkol dezenfektan özelliği ile saç derisini rahatlatıyor.Adaçayının ise arındırıcı etkisi vardır.Kısaca hazırladığımız kremle saçlarınız daha yumuşak ve ipeksi oluyor ve tararken zarar görmüyor.
Ne zaman kullanılmalı?:Bu karışım haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygundur.
Selülit
Selüliti oluşturan nedenlerin başında ostrojen,doğum kontrol hapı,gebelik,sigara,hormonal bozukluklar beslenmede doymuş yağ miktarının fazlalığı ve lenf sisteminin yetersizliği bulunuyor.Selülitten kurtulmak için birçok yönteme rastlamak mümkün bizim tercihimiz ise daha doğal ve daha kolay olan yöntemler.
Malzemeler:Rezene,anason,biberiye
Hazırlanışı:Sabahları bir litre suya bir tatlı kaşığı rezene bir tatlı kaşığı anason ve bir tatlı kaşığı biberiye atın.Bu karışımı kısık ateşte 5 dakika kadar kaynattıktan sonra 10 dakika demlenmeye bırakın soğuyan karışımı gün boyunca bol limon ile tüketin.Selülitlerinizin yok olduğu yada en azından gözle görülmeyecek kadar azaldığına şahit olacaksınız.
Sivilceler
Malzemeler:Karnabahar,zeytinyağı
Hazırlanışı:8 adet karnabahar yaprağının iki kaşık zeytinyağı ile beraber mikserden geçirin.Karışımı problemli bölgeler üzerinde daha yoğun olacak şekilde yüzünüze yayın 10 dakika bekleyin ve yüzünü ılık su ile temizleyin.
Ne işe Yarıyor?:Karnabahar yapraklarının temizleyici fonksiyonu vardır.
Ne zaman Kullanılmalı?:Haftada bir yada iki kez.
Ellerdeki Lekeler
Malzemeler:Limon suyu,zeytin yağı
Hazırlanışı:3 damla zeytinyağıyla bir limonun suyunu karıştırın.Bu karışımı hemen ellerinize sürün yarım saat bekledikten sonra bir parça pamukla ellerinizi silin ardındanda yıkayın.
Ne işe Yarıyor?:Limon suyundaki C vitamini ellerdeki lekeler üzerinde etkili ayrıca ölü hücreler üzerinde peeling işlevi yapar.Maskenin içindeki zeytinyağıda kuruluğu giderir ve cildi yumuşatır.
Ne zaman Kullanılmalı?:Ellerinizin kuruduğunu hissettiğiniz her an kullanabilirsiniz.Örneğin suyla uzun süre temas ettikten sonra.
Saç Maskesi
Malzemeler:İki yemek kaşığı bal,bir adet limon
Hazırlanışı:İki yemek kaşığı balı bir limondan elde ettiğiniz suyla karıştırarak saç maskenizi hazırlayabilirsiniz.Maskeyi kuru saçınıza sürüp 10 dakika beklettikten sonra saçınızı iyice durulayın.Maskenin ardından saçlarınız dolgun ve parlak bir görünüm kazanacak.
Ne zaman Kullanılmalı?:Bu karışımı haftada bir kez veya iki kez kullanılması uygundur.
El Maskesi
Malzemeler:Zeytinyağı,Bal
Hazırlanışı:Maskeyi uygulamadan önce bir süre ellerinizi ılık suda yumuşatın.Ardından tırnaklarınızı 5 dakika boyunca ılık zeytinyağı ve bir çay kaşığı balın içinde bekletin.Sonrada zeytinyağla ellerinize ve parmaklarınıza masaj yapın.
Yüz Maskesi
Malzemeler:Yumurta Sarısı,süt
Hazırlanışı:Bir kapta yumurta sarısı ve bir kaşık sütü karıştırın.Bu karışımı yüzünüze yayın.Üzerini ince bir bezle örterek 15 dakika bekleyin.Ardından kağıt mendille silerek temizleyin.Daha sonra sırasıyla ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.
Ne işe yarıyor?:Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa bu maske sizin için bire bir içinde bulunan yumurta sarısı cildinizi beslerken süt nemlendirecek yumuşaklık verecek ve sıkılaştıracak.
Ne zaman Kullanılmalı?:Bu maskeyi haftada bir kez uygulamak yeterlidir.
Tırnak Bakımı
Tırnaklar güneşlenme süresince kalınlaşır.Şekil anlamında bozulur.Kolayca kırılabilir veya pul pul dökülür.Bu esnada deride değişir.
Malzemeler:Lavanta Yağı
Hazırlanışı:Tırnaklarınızın üzerine süreceğiniz lavanta yağı etkin bir koruma sağlayarak sözünü ettiğimiz olumsuzlukları yaşamanıza engel olur.
Yorumlar
Suna Dumankaya Cilt Bakımı Önerileri
Nasıl Dolgu Topuk Ayakkabı Almalıyım?Ağustos 18th, 2010 @ 01:26
Bu soru bu sezonun belkide en önemli sorularından. Çok moda olan ve erkeklerin hiç sevmediği bu ayakkabılar vitrinlerin gözdesi bu sezon. Dolgu topuk seviyorsanız hiç beklemeden gidip beğendiğiniz modeli alın.
Fakat kullanırken muhakkak şunlara dikkat edin.
- Diz boyu veya dizin hemen üstünde etekle giyerseniz süper uyumlu olacaktır.
- Safari tarzı şortlar dolgu topuklu ayakkabılarla en güzel kombinasyonu oluşturur diyebiliriz.
- İspanyol paça pantolonlarla da deneyebilirsiniz.
- Taytlarda, süper mini ve maksi elbiselerde giymeyin.
- Dar pantolonlar, skinny jeanler de dolgu topukları bir arada düşünmeyin bile….
Ayrıca ayak sağlığı için normal topuklu ayakkabıdan daha sağlıklı olduğunu belirtelim bu ayakkabıların.
Yorumlar
Alışveriş Rehberi
Tutuk Uyanmak Kirçelenme HabercisiAğustos 2nd, 2010 @ 23:57
Merhabalar diz, boyun ve omuz eklemlerinin sık sık tutulması büyük bir ihtimalle kireçlenme sorunundan kaynaklanıyor. Eğer bu tutulmalar özellikle sabah uyandığınızda sizi etkiliyor, kısa bir süre yaklaşık 15-20 dakika sürüyor ve geçiyorsa doktora görünmenizde fayda var.
Kirçelenme 40 yaşından sonra genellikle görünür. Erişkinlerin üçte birinde, 65 yaşın üzerinde yaklaşık %90 oranında, 70 yaş sonrası ise hemen hemen herkeste az veya çok kirçleme sorunu görülüyor. En sık dizler etkileniyor, omurga, eller, kalça, omuz ve ayaklarda bundan nasibini alıyor elbet. Hatta çene ve dirseklerde bile görülmesi mümkün.
Menapoz döneminde kadınlarda ortaya çıkan hormon yetmezliği kıkırdak yapısının erken yıpranmasına yol açıyor ve kadınların bu dönemde aşırı kilo alması eklemler üzerine yük bindiriyor. Buda kireçlenme ve eklem ağrılarına tuz, biber oluyor.
Kirçlenmenin belirtileri baştan anlaşılması zordur, sinsi ve yavaş ilerler. Çoğu kez hiçbir klinik yakınma olmadan ortaya çıkar. Bu yüzden hasta hastalığın ne zaman başladığını bilemez. Hastalık belirtileri ağrı, tutukluk, hareket kısıtlılığı, eklem genişlemesi ve şekil bozuklukları olarak sıralanabilir.
Kireçlenme ağrısı genellikle eklem aktivitesinden hemen sonra ortaya çıkar. Tipik olarak hareketle artar, dinlenmekle azalır. Hastalık ilerledikçe ağrı basit günlük aktiviteler sırasında bile sorun olabilir. Daha ileri dönemlerde gece uykuyu kaçıracak kadar ağrıya sebep olabilir. Ağrının şiddeti sabit değil değişkendir. İyi veya kötü günler hatta aylarca hastalık seyrine devam edebilir.
tutukluk hissi sabah ya da istirahat sonrasında görülür genellikle. Sabah tutukluğu kısa sürelidir. Kireçlenmede en sık tutulan eklemler dizlerdir hastalar diz çökme merdiven inip çıkma sandalyeye oturup kalkma sırasında zorluk çeker.
Eklem kireçlenmesini tamamen ortadan kaldıran bir tedavi henüz yok. Ama ağrı ve diğer belirtileri kontrol altında tutarak hayat kalitesini arttırılabilir. Sakatlıklar önlenebilir ve düzeltilebilir.
Yorumlar
sağlık
Parfüm Alırken DikkatTemmuz 18th, 2010 @ 09:40
DOĞRU PARFÜM İÇİN ALIŞVERİŞ TÜRLERİ
Kadın şıklığı ve cazibesini tamamlayan parfüm,yanlış seçilirse kötü sonuçlar doğurur.Başkasında beğendiğiniz bir kokunun size hiç yakışmayabileceği gerçeğinden yola çıkarak Harper’s Bazaar dergisinin önerilerine kulak verin; Eğer kağıtların üzerine sıktığınız kokuyu beğenmediyseniz,bu teninizde de beğenmeyeceğiniz anlamına gelir.Seçenekleri Azaltın; Parfüm alışverişine çıkmadan önce kesinlikle koku sürmeyin ve denediğiniz parfümlerin kokusunu algılayabilmek için en beğendiniz birkaç kokuyu buluncaya kadar
hiçbirini üzerinizde denemeyin.
İKİ TANE DENEYİN
Aynı anda çok fazla çeşit sıkmayın: Bir defada dört taneden fazla parfüm denemeyin ve sıkarken kokularının karışmaması için aralarında mesafe olmasına dikkat edin.Tavsiyemiz her kolunuzda iki parfüm denemeniz.Satış görevlisinden yardım alın: Sevdiğiniz bir şey
bulduğunuzda,parfüm size öeneren satış görevlisini bulun ve onu tur rehberiniz olarak kullanın.Büyük ihtimalle hem doğru parfümü,hem de bir parfümde hangi notalardan hoşlandığınız konusunda sizi eğitebilecek birini buldunuz.
TESTIR’INI İSTEYİN
Eve deneme boylarını götürün:Algılarınızı zorlamayın.Parfümeride birkaç koku denedikten sonra eve götürmek için hoşlandığınız parfümlerin test boylarından isteyin.Parfümü ne zaman kullanacağınıza karar verin: İşe giderken mi sürmek istiyorsunuz?Gece gezmesinde mi
yoksa hafta sonu şehir dışına çıktığınız zamanlarda mı kullanacaksınız?Parfümü alırken,yaşam tarzınızı göz önüne alın.Gündüz için hafif ve taze kokuları,gece dışarı çıkarken
ise daha seksi ve sıcak kokuları tercih edin.
Yorumlar
Alışveriş Rehberi